Tarih 10 Mart 2008, 16:24. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, vatan
AH ŞU TRAFİK ÖKÜZLERİ!
Sıralayacağım bu öküzlerden oka dar çok ki; Hangi birini yazacağımı şaşırmış durumdayım.
Aslında konuya birini anlatarak girip kısadan hisse belki ders alırlar diye düşündümse de, bu öküzler bu kadar çok ise bir hikâye ancak o tip öküzlerin anlayacağı hikâye olur. Bundan dolayı bir kaçını sıralayayım diyorum.
Sol şerit denen bölümü sürekli kullanan ve kendisini geçmek için çaba gösteren sürücüye ise kendisini yarışa davet etmiş anlayışı ile istifini bozmadan daha fazla gaza basarak devam eden öküzler.
Unutmadan ekleyeyim bu öküzler de, bazen birkaç dala, ya da kola ayrılır cinsten.
Kendisinden yol isteyen araç klasman olarak kendi aracını her halükarda model ve sınıf olarak geçen cinsten olduğunu bildiği halde, kendi aracının motorunu yakma pahasına inat ederek yoluna devam ederken, mecburen risk alarak sağından onu geçen araca el kol hareketi ile arkadan küfür savuran kendisini haklı gören öküzler.
Sol şeridin daima boş kalması gerektiğini bildiği halde diğer şeritler boş olduğu halde alışkanlıktan daima sol şeritte giden öküzler.
Kendisi yalnız seyir halinde iken kuzu, üç beş kişi ile seyir halinde iken birilerine musallat olmak için çaba harcayan öküzler,
Öndeki sürücü kırmızı ışıkta yeşil ışığı beklerken, yeşil yandığında sanki kırmızı ışıkta bekleyen bu araç sürücüsü güneş banyosu yapmak için kontağı kapatıp bekliyormuş gibi yeşil yandığında kornaya sonuna kadar basarak uyardığını sanan öküzler.
Evet, bu öküzler sıralanmaya kalksak bir kitap yazılacak kadar çok, İşi ilginç kılan ise bu öküzler ne ithal edilen cinsten, nede başka ülkelere ihraç olacak cinsten, bu öküzler kimi? İşte bu soru işin püf noktası; tabi ki bu öküzlüğü yapan Ya Sen, Ya Ben, Ya O, Zamanla Kara yollarının reklâm filmi aklıma geliyor “ trafik kurallarına uyalım uymayanları uyaralım” ve gülmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Kim bu tür öküzleri uyarma cesaretini gösterebilecekse hodri meydan, bindiği araba kadar dayak yer yoluna devam eder, Onun derdini dinleyecek bir Makro paşa bulması ise çok zor.
Bu öküzlerle karşılaşmamanız temennisi ile kalın sağlıcakla.
İbrahim Erdem KARABULUT
karabulutiek@gmail.com
Tarih 10 Mart 2008, 16:23. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, ordu
BU NASIL ORDU?
Dünyada eşi görülmemiş bir operasyonla -25 derecede başka bir ülkeye girip 8.günlük bir operasyon ile maksadına ulaşarak, hiç zayiat vermeden sınır ötesinden ülkesine tekrar girmiş.
Ayakta alkışlanması gerek. Tabi, bu alkışı tüm Dünya Devletleri yaparken, bizde ise bir bilgi kirliliği savaşı devam ediyor.
Başta ana muhalefet partileri olmak üzere hayatlarında hiç postal giyip 100 metre dahi koşmayan bazı medya mensupları, Ordumuz kuzey Irak’a Tatile gitmiş gibi , “Böyle sınır ötesi harekât mı olur?” “8.Günde geri çıkılır mı?” “Amerika çık dedi, çıkmak zorunda kaldık” Söylemleri ile yapılan muhteşem bir sınır ötesi harekâtı zedeleyici söylemlerde bulunmaları insanı çileden çıkaran cinsten.
Ordularımızın başındaki komutanı bile çileden çıkaracak cinsteki palavra, komplo teorileri sonucunda komutan bu beyanlarınızın gerçek olduğunu ispat ederseniz “Üniformamı çıkarırım” diyecek duruma getirmiştir.
Siyaset cephesinden işe bakılırsa ana muhalefet partilerinin tutarsız, dengesiz, söylemleri nedeni ile harekâtın siyasi sorumlusu Başbakan “Eğer bizim birilerinin emri ile harekâtı başlatıp noktalama konusundan da birilerinden yine emir alarak çıktıysak, ispatlandığında siyaseti bırakırım” demesi, Ülkemizin aydınlarını hiç etkilememiş olacak ki, hala bildiklerini okuyan yazar, çizer, TV yorumcuları aynı demden vurmaya devam ettikleri gibi, ne i düğü belli olmayan tipleri ekrana çıkararak, ordumuz aleyhine söylemler içinde programlar yapmaya devam ediyorlar.
Kim Bunlar?
Bunlar, Hayatlarında yukarıda belirttiğim gibi 100 metre dahi koşmamış olup, askere yüksek okul mezunu olarak gidip, 8 ay kısa dönem askerlik yapıp bu dönem içinde çalmadık paşa kapısı bırakmayan, rahat etmek için el, etek öperek birliğin geri hizmetlerinde bu kısa dönemi nasıl atlatırım, yolunu arayan bazı tiplerden başkaları değil.
Bunlar Şimdilerde kıçlarının almadığı koltukları büyüten, hiç kalkmadıkları maun masalarda askeri eleştiren, - 20 derecede 45.kg ağırlıkla bir metre karda araçsız 8gün dağda yaşamın ne olduğunu anlayacak kapasitede olmayıp, izledikleri Amerikan “Rambo” filmlerine göre masa başında yazı yazarak, aydın olduklarını sanan tiplerden başkaları değiller.
Devletimizin Ordularına dil uzatarak pirim yapacaklarını sanan bu sosyete burjuvazisinin ilk ele alması gereken konu, yazdıkları gazete köşelerinde bu ülkede insanlar okumuyor eleştirisi yerine, Türk toplumu neden okumuyor diye, düşünmeleri gerek.
Onların Türk toplumu neden okumuyor araştırması içine gireceğini sanmadığımdan, bunu bu aydınlara, ben, söylemiş olayım.
Sizin gibi aydınlar bu ülkede var oldukça, yazdığınız gazeteler kesekâğıdı olmaktan başka bir işe yaramaz.
Siz kafalarının içi aydınlanmamış, kendisini aydın sanan zavallılar bu ülkenin Ordusundan elinizi, eteğinizi, lütfen çekiniz.
İbrahim erdem karabulut
karabulutiek@gmail.com
Tarih 10 Mart 2008, 16:21. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, tuncay
ALLAH’I ÇALINMIŞ ADAM
Kim bu adam?
Tuncay ÖZKAN.
Dünya kadınlar gününde çığlık atarak yobazlar benim ALLAH’ ımı çaldı diye feryat figan bağırarak AKP iktidarına yüklenen ÖZKAN, Başbakana meydan okudu.
Biz kaç kişiyiz com adlı bir site ile kendi gibi düşünenleri bir araya toplayarak bu ülkeyi kurtaracağını ifade eden ÖZKAN, Kadınlara AKP nin ATATÜRK, Cumhuriyet, Kadın düşmanı olduğunu ifade ederek, iktidarın korkulu rüyası olduğunu, bu hükümetin yeni bir yasa ile ailede her problem eşler arasında çözülecektir.
Bakın bu ifade ile haremlik yolunu açıyorlar.
Tayip şaşırma sabrımızı taşırma sloganını kadınlara attırarak şov yapan Özkan akla hayale gelmedik söylemlerle hükümete vurmakla beraber güya kadınları savunduğunu ifade ederek Tayip erkeksen meclise yarısı kadar vekil sok diye meydan okuması tam bir aptal zırvası.
YÖK Başkanından tut da, her adımını ülkeyi satmakla suçladığı AKP hükümetine meydan okuyarak, ben onu da senide oradan indirene kadar savaşacağım, ifadesi akla şu soruyu getirdi.
Sen kimsin? Tuncay ÖZKAN.
Atatürk ilke ve inkılapları ile yola çıktığını ifade ederek, bir kaos ortamı yaratmaya çalışan bu budala kendisini ne sanıyor, diye soranları hissetmiş olmalı ki, Ben ATATÜRK devrimlerine sahip çıkmış bir gazeteciyim diyerek, halka hadi bu iktidara YETER diyelim diye kadınlarımızı kullanması insanın mantık ve mantalitesinin alamayacağı bir konu.
ALLAH’IMI çaldılar çığlığını duyduğumda TV nin sesini biraz daha açtım, bu adam ne zırvalıyor diye, duyduklarıma inanamadım.
Adam Müslüman olduğunu, dindar olduğunu, annesinin başının kapalı olduğunu, kızının ise açık saçlı olduğunu ifade ederek, ey Tayip, sen benim kızıma nasıl Müslüman değil dersin, diye feryadı aklıma, bu adam mutlaka bir akıl hastanesine yatırılmalı ve mutlaka kontrolden geçirilmeli diye düşünüyorum.
Eğer AKP iktidarı bir beş yıl daha iktidarda kalırsa mecliste bulunan muhalefet partileri için bir şey değil de, ÖZKAN için hiç iyi olmayacak.
AKP iktidarının kısa zamanda bütün kadınları kara çarşaf içine sokma girişiminde olduğunu ifade eden ÖZKAN ya bu palavralarının ne anlam ifade ettiğini bilmiyor, ya da etrafına topladığı çağlayan meydanındaki kadınların tümünü geri zekâlı görüyor.
Bak Tuncay ÖZKAN, Sen ve senin gibi ukala, Yalancı, Satılık kalemler yüzünden AKP iktidarda, Daha belediye başkanlığı adaylığında bu adam belediye başkanı olursa belediye otobüsleri haremlik selamlık olacak ön kapıdan kadınlar arka kapıdan erkekler binecek diye attığınız manşetler AKP iktidarının var olmasına neden oldu,
Asıl siz ve sizin gibi gazetecilere YETER, YETER, YETER diyorum.
Siz değilmiydiniz seçimlerde sağcılar MHP, Solcular CHP demeli diyen; Peki diğerleri, EEEE Adres AKP, Bu senin eserin Tuncay, Senin Eserin .
Yeter, yeter, yeter Kimsin bilmiyorum ama bu milletin yakasından düş.
Bu milletle oynamayın, Aldatmayın, Kandırmayın.
Bir gün AKP değil, sen bu millete hesap vermek zorunda kalacaksın.
Kimsin, Nesin, Kime hizmet ediyorsun?
Bu millet, özellikle de kadınlarımız ile oynama.
İbrahim erdem karabulut
karabulutiek@gmail.com
Tarih 10 Mart 2008, 16:18. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, parti
BİR UTANMAZ PARTİ’Lİ
Şu Atasözlerimiz;
Atalarımız söylemiş der, hiç neden söylendiğini araştırma gereğini duymayız, bu sözlerin her biri, inanması güç binlerce ibret verici olay sonunda söylendiğini umursamadan, zamanla deyimler arasında kullanırız.
Aslında gazetemiz temsilcisine sen falanın reklâmını mı yapıyorsun diyerek gazetemiz bünyesinde çıkarılan bir dergiyi büyük bir işgüzarlıkla toplatan Bay (H) için ne kadar atasözlerinden bahsedersen et anlayacağını sanmam.
Bir gazetenin çalışanın reklâmını yapmak, çalışmayanı ise eleştirmek gibi bir yükümlülüğünün var olduğu sebebini dahi bilmeyen Bay CHP li (H) tabiî ki çalışan bir belediye başkanının reklâmına kızar, dergiyi toplayıp sinkaf ederek sahibini araştırır.
Editörüm ATATÜRK’ ün Kurduğu bir partilinin bunu yapmasına biraz alınmış görünse de aslında biliyor bu partide artık ne ATA’ nın izi var, ne ondan kalan bir eser.
Tabi yine bir Atasözü ile hatırlatmak gerekir ise, “ Balık baştan kokar” işte bu partinin başındaki genel başkan her konuyu Anayasa mahkemesine taşıyıp, Ülkeyi her meselede çıkmaza sokarak hep bir kargaşa yaratan, Seçimlerden önce, ülke ve laiklik elden gitti diye adı Cumhuriyet mitingi olup, Cumhuriyetle hiçbir ilgisi olmayan ve ülkeyi iki ayrı kutup içine sokma içinde olmaktan başka bir maksat taşımayan mitingler bu düşünce içinde olan CHP nin tabanında bu zatların dergi atmaları, toplatmaları, hakaret ve sinkaf etmeleri tabi ki normaldir.
1980 Öncesi ortanın sağı ve ortanın solu ile Ülkeyi ve Ülke gençliğini bir kaos içine sürükleyen bu siyasi anlayış, Cumhuriyet mitingleri ile istediği laiklik elden gidiyor mitinglerinde anti laik taraf olacağını düşündüğü bazı siyasi partilere kargaşa davetiyesi çıkarmadı mı? Üniversitelerde okuma özgürlüğü elinden alınan, dini inançları gereği okula türban ile giden öğrenciler için irtica tehlikesi var diyerek öğrencilerin bu kez iki ayrı kutup içinde olma girişimi aylarca ülkeyi germedi mi?
Öğrencilerin okula rahat girebilmeleri için çıkarılan yasayı, Anayasa mahkemesine taşıması başka bir gerginlik değil mi?
Dünya kamuoyuna kuzey Irak içine bir metre kar ve yoğun kış şartlarında, hayvanların dahi soğuktan donduğu bir tipi fırtınası içinde, PKK inlerini hallaç pamuğuna çevirerek _25 derecede 8gün operasyon sürdüren, Dünyanın en güçlü ordularına parmak ısırtan silahlı kuvvetlerimize dil uzatarak, neden çıktınız? “ Madem girdiniz ki girdik o halde kalmalıydık” şeklindeki beyanı ile vatandaşın midesini bulandırma çabası ise ayrıca bir gerginlik aramak değil mi?
Kısacası “ anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.” boşuna dememiş atalarımız bu güzel sözleri.
Genel başkanları kuzey ırak operasyonunu meclis bahçesinde spor yapma ile karıştırır ise alt kadrolarda bulunan Bay (H) de köpeksiz köyde değneksiz gezer.
“ eceli gelmiş köpek cami duvarına i…” Atasözü ise nedense hep benim için ibret alınması gereken en anlamlı atasözü olmuştur..
İbrahim Erdem KARABULUT
Tarih 22 Şubat 2008, 14:31. Yazan karabulutiek.
Etiket:
başbakan, erdem, karabulut
.jpg)
BAŞBAKAN’DAN MEKTUP ALDIM
Posta kutusunda adıma yazılmış mektubun başbakandan geldiğini görünce şaşırmadım dersem yalan olur.
Başbakan icraatlarını bir güzel sıralamış; Bunlar hepinizin bildiği şeyler bunları yaptık ,şunları yapmamıza ise az kaldı ,yola devam edeceğiz sizin oylarınız şeklinde ve tabi oylarınızı istiyorum vs.
Ben hemen cevap yazmak istedim ve aldım kalemi elime ,Sn:Başbakan terör ne oldu ? Millet aç, Sokaklarda kapkaç devam ediyor ,kısacası bu ülkede yaşamıyormusun? değişen ne var diye devam ederken seçim startının verildiği günlerdi kalemi bırakıp sokaklarda ki heyecanı görmek istedim .
Evet sokaklarda ip atmalar,mazotun bir ytl ye düşmesi her işsize 500 ytl ücret inanılmaz promosyonlar vaad ediliyordu.
Bunlar alışıla gelen şeylerdi aslolan laiklik elden gidiyordu, meydanlarda Cumhuriyet mitingleri başlatılmış Atatürk çü düşünceciler laiklik yanlısı olmuş mevcut iktidarda Ülkeyi satan laiklik karşıtı gösteriliyor bir bardak suda kıyametler koparılıyordu.
Hatta Türbanlı eşli Abdullah gül Cumhur başkanı seçtirilmemiş laikliğe güya sahip çıkılmıştı. Buna anayasa mahkemesi tartışmalı kararı ile ortak olduğu gibi Ordu İnter net adresinden muhtıra gibi bildiri yayınlayarak hükümeti uyarma gereği duymuştu CHP Bayram yapıp meydanlarda hava atıyor bakın ben Atatürk’ün partisiyim Ülkeyi nasıl kurtardım edası ile mitingler düzenleyip %34 ile gelen AKP ye ateş püskürerek sen kimsin diye meydan okuyordu.
Başbakan sessiz bir şekilde yoluna devam ederek bunların bir palavra olduğunu halka anlatarak ikna etti ve şimdi halkın desteğini %47 alarak geldi hadi şimdi ne olacak her iki vatandaşın biri AKP dedi diğeri ise diğer partilere bölündü.
Başbakana ne mazeret uyduracaksınız halk sizi dinliyor şimdi hiç mazeret aramadan artık bu ülke için yapılması gereken başbakanı iyi izlemek ve iyi yaptığı her şeye sonuna kadar destek olmak artık bu ülkede kavga istemiyoruz.
İbrahim Erdem Karabulut
Tarih 22 Şubat 2008, 14:27. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, tantan
YURT PARTİSİ GENEL BAŞKANI
ESKİ İÇ İŞLERİ BAKANI SADETTİN TANTAN VATAN TV.KONUŞTU
ESKİ İÇ İŞLERİ BAKANIMIZ SAYIN SADETTİN TANTAN ŞÜKRÜ ŞAHİN' İN
HAZIRLAYIP SUNDUĞU VATAN TV. BAŞKAN KOLTUĞU KONUĞU OLDU
GAZETECİ İBRAHİM ERDEM KARABULUT VE ŞAHİNİN SORULARINI YANITLAYAN
TANTAN NET KONUŞTU
PROĞRAM ELEKTRİK KESİNTİSİ İLE AKSAMIŞ OLSADA BENAZİR BUTTO'NUN
KATLEDİLME OLAYINA DEYİNEN TANTAN HALA TÜRK HALKININ ARADIĞI BİR
SİYASETÇİ
OLDUĞUNU HİSSETTİRDİ .
Sizden önce 453 kişi okudu
Tarih 22 Şubat 2008, 14:24. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, milli
MİLLİ EĞİTİM
Dünyaya entegre olduğumuz 2000.li şu yıllarda adının milli oluşundan başka Milliliğini göremediğimiz eğitim sistemimizde yetişen yeni nesile ne kadar yararlı, ne kadar zararlı eğitim verdiğimizin karmaşası içinde olduğumuz şu günlerde, her ne kadar ülkemizin aydınları ile kendilerini aydın sanan karanlık düşünceli beyin var ise kilitlendikleri tek nokta, yüksek öğrenimdeki(TÜRBAN). Ülke meselesi haline gelen bu problem 7.uıl önce kapatılan İmam Hatip Liseleri ile son bulunur sanılırken devam etmesi ve hala gündemde kalması, kendini aydın sanan birilerinin kapatılmış olan bu okullardan dolayı Türban nasıl hala devam ediyor demesi bu düşünce ile aynı paralelde hareket eden bir ünüversite rektörünün neden şimdi okul kapılarında kendinizincire vuran öğrenciler yok? demesi de, İmam Hatip Liselerinin 7.yıdır kapalı olduğu gerçeğinden ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Tabi bu seviyede eğitime ağırlık veren yüksek okul öğretim üyeleri ile birlikte YÖK de bu işi sulandırmaktan başka bir şey yapmadığı için, içinde eğitim yapanda yaptıranda halinden memnun değil, herkes bir çıkmaz yolda olduğunun farkında.
Açılan yeni eğitim ve öğretim yılında yıllardır var olan, Devletin ne hikmet ise bir türlü baş edemediği kayıt üçretleri yine haber bültenlerine konu, eğitime başlıyan bazı okullarda bakım çalışması şimdi alınan kayıt paraları ile başladı, yatılı okullarda sorun aynı, yurtlar ile kıredi yurtlar kurumunda değişen hiç bir şey gözükmüyor, özel yurtlar yine cemaat ve tarikatlar denetiminde sürüyor, yani tas ve hamam aynı. Sistem ile ilgili tartışmayı açacak en önemli cümle ise Cumhur başkanının ağzından çıktı (Dünya son yıllarda hiç bu kadar Türkçe konuşmamıştı) derken bunun en önemli göstergesi ise Türkçe Roman yazan Orhan PAMUK'un Nobel ödülü olduğunu söylemesi aklıma acaba dünyada TÜRK insanının bulunmadığı bir ülkenin olmadığı gerçeğiniyenimi anladık. Dünya üzerinde var olan Devletler içinde bir Türkün olmadığını kabul etmeyen otoriteler ve istatistikler yüzlerce örnek ile Türk dilinin yabancılaştığını belgelediklerihalde bunun için alınan bir önlemin olmaması ise ayrıca düşündürücü, her ne kadar Dünya üzerinde ingilizce diliortak dil sayılsada bu dilin tek kendine özgü konuşulan ayrı bir lehçe ile ifade edilen Anavatanı İngiltere ama Türk dilini ana dil olarak konuşan adları farklı olsada çok geniş bir coğrafyada konuşulmuş olması istendiğinde ve sosyo ekonomik politikanın güçlendiğinde bu dilikonuşmak ve konuşturmak için Milletler ilk yabancı tercih dili olarak görmek istemeleriherkesce malum. Eğitimin sadece Türban ile Ülkenin son 10.yılını meşgul ettiği şu ortamada bırakalım Dünyanın Türk dilini tercih etmesini aslı ve soyu Türk olan TÜRK Cumhuriyetleri dahi gittikçe yabancılaştırılan ana dilimiz Türkçeyi anlamıyacak duruma gelecekler.Adını tekrar hatırlatacağım bu bizim Milli eğitimimizin bu gerçekleri görme yerine yıllardır çözüm üretemedikleri Türban meselesi ile hala kaç yıl bu toplumu oyalayarak gerçek eksik,aksak,yanlış,gidişin düzelmesiiçin çaba harcayacaklar.Geleceğimiz yavrularımız, Gençlerimiz ne zaman her fırsatta yüzümüzüçevirdiğimiz Avrupa Avrupa diye hayal kurduğumuz Ülkelerdekisistemlerle eğitim yılına başlayacaklar. Dün medeniyeti aşıladığımız Milletler bu gün bizde hayranlıkuyandırıyor ise daha neyi ne kadar bekleyeceğimiz gerçeğini görmemize yardım etmiyor ise gelecek nesilden gençlerimizden umut kesildi mi diye düşünmemek elde değil. Yıllarca koalisyonlarla yönetildiğimiz mazareti altında boğuştuklarını söylüyen siyasilerimizin artık üretecek mazeretlerininde olmadığı ortada ise iki dönemdir Ülkeyitek parti iktidarı ile yöneten mevcut iktidar neden bir şeyler yapma cabasında değil.? Daha öncelikli işler var olduğunu beyan eden iktidara mevcut muhalefet partilerineden sevk edici tutum ve davranış içinde değil? bunuda anlamışdeğilim. Kısacası her velinin Devletten beklentisi umudu kırılmış iş yine bu Ülkenin gerçekten eli öpülesi öz veriile çalışan ve her öğrenciyi kendi yavrusu gibi gören her türlüzor koşula direnerek eğitim veren öğretmenlerimize düşüyor, Ülke olarak sayıları az da olsa bu eliöpülecek olan öğretim görevlilerine çok şey borçluyuz bunu bildiğimizin farkında olmalarını temenni ediyor, yeni eğitim ve öğretim yılına başlıyan öğrencilerimize başarılar diliyorum.
İbrahim Erdem KARABULUT.
Tarih 22 Şubat 2008, 14:22. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, hoca, karabulut
AH YAŞAR NURİ ÖZTÜRK HOCAM AH!

İşte bu kimliği ile kendisini konuk aldığım TV. Programında ne sevgili hocamın eski şen şakrak tutumunu nede kararlı yapısını gördüm, her hali ile yıpranmış belli etmese de siyasete atıldığına bin pişman asıl olan kimliği İslam dini bilginl iğini artık konuşmamak hatta din ile ilgili soruları yanıtlamama kararı aldığını ifade etmesi yeni atıldığı siyasette yılların yorgunluğu izlenimini vermesi bir hayli şaşırma ma neden oldu.
Sevgili hocam Siyasetin ne olduğunu şimdi anlamış olmalı ki şimdiye kadar ekranlarda halkı uyarma adına verdiği mücadelenin 20 yılı aştığını buna güvenerek ilk deneyimini CHP adlı partide veren hoca, hiç TV ekranlarında din ile ilgili edebiyat parçalamayan Erbakan hoca için bu ülkede bu kadar söz sahibi oldu ise, neden ben olamayayım diye düşünmüş olmalı ki, bir siyasi parti kurarak siyasete kendi kurduğu partide devam etmesi kötü de olmadı.Üzücü olan seçimlerde barajın altında kalmasını, bu halk uyuyor , bu halk riyakâr, ikiyüzlü demesi çok çirkin olmakla beraber Yaşar Nuri ÖZTÜRK Hocanın bu milletin ne kadar büyük bir millet olduğunun farkına varamaması, tabi hal böyle olunca da vah vah diyorum çünkü eğer her prof hoca gibi ise bu Millete hakikaten yazık oluyor sanıyorum öyle ki bu millet bu nedenle hep acı, yokluk,terör,içinde boğuşuyor.
Ama acaba kimse bunun farkında mı değil yoksa millet ne yapayım kötünün iyisi bu böyle yapayımı diyor bunu düşünen yok. A benim sevgili hocam bu millet üç partiyi seçip iktidar olmasını sağladı ve bu üç parti mecliste adam yok deyip dışarıdan (SEZER)İ getirdi o ise (SEZAR)benim diyerek Anayasa kitabını kendisini seçenlere fırlattı onlar şaşkın ve başbakan halka sendemi BÜRÜTÜS diye şikâyet etti halk mı bekle bekle bekle gör kardeşim dedi ve şu an halkı uyutan parti dediğin AKP yi seçti Eeeeeee yine mi olmadı? Tabi sence olmadı.
Hadi hocam hadi, bir aynaya, bir halka, bir meclise bak ve bu siyaseti tekrar düşün, bence birde bu halka özür borçlusun .
karabulutiek@gmail.com
İbrahim Erdem KARABULUTSizden önce 506 kişi okudu.
Tarih 22 Şubat 2008, 14:21. Yazan karabulutiek.
Etiket:
erdem, karabulut, paşa
TÜRKİYE İNTİHAR ETMİŞ
Tv. Proğram konuğum bu kez emekli Tüm.General Servet CÖMERT Paşa idi,
Kendisi Harp Akademileri Öğretim görevlisi olması nedeni ile bilgilerine baş vurduğum bir Akademisyen tabi halkımızı aydınlatmak adına yaptığımız Tv. Proğramı dışında kullandığı "Ey vah TÜRKİYE intihar etti" Cümlesi seçimlerde toplumun AKP iktidarına verdiği blok oylar ; Ne demek istemişti paşa bu cümlesi ile biraz irdelemek istedim ve çarpıcı gerçekler ile karşılaştım.
Başlıkları ile kısa kısa aktarayım.
2002 yılında kişi başı borç 2250.$ iken 2006 yılında borç 5534.$ olmuş.
2002 yılında Protesto olan senet sayısı 816 Milyon YTL iken 2006 yılında 4.Milyar YTL olmuş.
2002 yılında Bankalarca kredi kartı nedeni ile sabıkalanan insan sayısı 8000 kişi iken 2006 yılında sabıkalanan kredi kartı müşteri sayısı 623.000. kişi.
Borsa incelendiğinde ise İstanbul menkul kıymetler borsasındaki paranın %80.ni Waşington kaynaklı para. Ülkeye sıcak para girdisi gösterilen yabancı dermayenin ise iştahlarını kabartan Bankacılık,Sigortacılık,İletişim,Ve büyük gros yasa hiper denilen market zincirleri yani yatırım ülkeye hizmet adı altında ülkeden para çıkarmak.
Çarpıcı olan ise ülkede ihraç ettiğimiz her ne ise İthal ettiğimizin ancak %70.ini karşılıyor, açık ise
5.yılda 133.Milyar $. Eğer bu veriler doğru ise hakikaten ülke intihar değil ötesine gitmiş. Ha ötesi ne demek derseniz bir babanın kendisini yok etmesi intahar ama ailesini yok etmesi bir başka intihar biçimi değilmi?.
Unutmadan yukarıda bahsedilen verilerin doğruluğunu teyit için kendimden sadece iki örnek vereyim.
Hayatımda ne senet kullandım nede çek nede bir kamu yada özel sektörden kredi aldım yani hayatında hiç alacak verecek gibi işlerle uğraşmadım.Demirbank denen meret banka cıngıllıoğlunda iken bir tv kanalında bir birimin koordinatörü iken ne imza attım nede talep ettim görevimden dolayı verilen bir kredi kartını bir ay geç ödememde dolayı sabıkalıyım.
Bu yabancı sermayenin iştahını kabartan Anadolu sigorta denilen sigortaya ise ücretini peşinen yatırıp bir yıllık pirim bedelini ödediğim sigortam yıl içinde çağın hastalığı denen ( Reflü) için bir kez tedavi için gittim, bu yıl sigortamın pirimini yatırıp devam etmek istedim aldığım cevap şaşırtıcı geçen yıl ( Reflü) için hastaneye gittin bu nedenle sana reflüyü muaf tutarak yapacağız , şimdi yetkililere soruyorum bu sigortalar hiç denetlenmezmi? Sakın istisna denmesin, 4.yaşındaki bir kız çocuğu üst solunum yollarından tedavi için gitmiş, onada bu yıl bu tedavi muaf tutulmuş sigorta mantığında hiç hastalanmama şartı arandığı sadece benim ülkem TÜRKİYE de görülür.
Hadi Türkiyemi yöneten basiretli siyasiler, hadi elinizi çabuk tutun bu insanlarımızı ATATÜRK' ün gösterdiği hedeflere taşıyın.
Yoksa dereye su gelene kadar kurbağanın gözü çatlayacak.
İbrahim Erdem KARABULUT
karabulutiek@gmail.com.
Sizden önce 2000 kişi okudu.
Tarih 22 Şubat 2008, 14:19. Yazan karabulutiek.
Etiket:
asker, erdem, karabulut
SAĞ DUYULU OLMALIYIZ
Ben bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum…
Hakkari’ de yaşanan ve yüreklerimizi dağlayan olaydan sonra uykularım kaçtı ve gecelerdir uyuyamıyorum. Eminim ki benim gibi düşünen birçok insan da benimle aynı duyguları yaşamış ve gecelerini uykusuz geçirmiştir. Şimdi ben uykularımı kaçıran hususu sizlere aktarmak ve rehin alınan (?) 8 askerimize (?) birkaç soru sormak istiyorum.
Sizler 12 arkadaşınız yanınızda şehit düşerken neler hissettiniz? Onlar mevziilerinin içinde çakal sürüsüyle ğöğüs ğöğüse çarpışıp birer birer şehit düşerken siz neler yapıyordunuz? Tam 16 arkadaşınız yaralanmışken hatta bazıları yaralı olarak çatışmaya devam ederken sizin aklınızdan neler geçiyordu? Sizden teslim olmanız istendiğinde silahlarınızı bırakıp it sürüsüyle birlikte dağlara çıkmayı kendinize nasıl yedirdiniz? O anda kendi canınızı mı yoksa gerekirse uğruna ölmek için yemin ettiğiniz , hayatlarını korumakla mükellef olduğunuz Türk Milletini mi düşündünüz? Sizlere askerlik mesleğine başlarken ettiğiniz yemini hatırlatıyor ve sizi Türk Askeri olarak kabul etmediğimi açıkça söylüyorum. Çünkü bizim tarihimizde kendisini ite , köpeğe teslim eden Türk Askeri yoktur. Arkadaşları şehit ve gazi olurken kendisi esir olan Türk Askeri de yoktur. Lütfen askerlik hayatına başlarken her askerin ağzından çıkan şu dizeleri okuyunuz ve haklı olup olmadığıma karar veriniz.
‘’ ….. VE ASKERLİĞİN NAMUSUNU, TÜRK SANCAĞININ ŞANINI, CANIMDAN AZİZ BİLİP,İCABINDA VATAN, CUMHURİYET VE VAZİFE UĞRUNDA SEVE SEVE HAYATIMI FEDA EYLEYECEĞİME NAMUSUM ÜZERİNE AND İÇERİM.’’
İkinci olarak çocukları şu an esir olan ailelere seslenmek istiyorum. Lütfen bağrınıza taş basınız…. Oğullarınızı kurtarmak için girişimde bulunanlara itimat etmeyiniz. Bırakınız gerekirse onlar da ölsünler. Unutmayınız ki şehit olan 12 aslan ile yaralanan 16 yiğit er de sizin çocuklarınız gibi davranarak hayatlarını kurtarabilirlerdi. Onlar kahramanca savaşmayı ve savaşarak şehit ve gazi olmayı tercih ettiler. Biz şimdi ölenlere ŞEHİT, yaralananlara GAZİ diyeceğiz. Peki şayet müthiş aracılar devreye girip çocuklarınızı aynı emelleri taşıyan köpeklerin elinden alıp getirirse siz çocuklarınıza ne diye hitap edeceksiniz?
Son olarak bu çatışmada şehit ve gazi olan askerlerimize hitap etmek istiyorum. Ne mutlu size Büyük Türk Milletinin Kalbinde her zaman varolacaksınız. Şehitlerim ne mutlu size ki mekanınız cennet olacak. Gazilerim ne mutlu size aileniz ve çocuklarınız her zaman sizinle gurur duyacak….
Sen rahat uyu ŞEHİDİM ; Milyonlar ardından sel oldu aktı…
Sen rahat uyu MEHMEDİM ; Kızlarımız bile asker olmak için dilekçe verdi…
Sen rahat uyu YİĞİDİM ; Arkandan gelebilmek için sıra bekleyen binlerce Mehmet var….
Sen rahat uyu ASLANIM ; Geride bıraktıkların bizlere emanet…
SİZLER BİZİM İÇİN ÖLDÜNÜZ, BİZLER SİZİN İÇİN YAŞAYACAĞIZ…
Sizden önce 8578 kişi okudu.